Basında Arkadaş Pastanesi

 

 

Havadis Gazetesi Röpörtaj Temmuz 2009
 

3 Kuşaktır Pasta Üreten Bir Aile Kuruluşu;
Arkadaş Pastanesi
Arkadaş Pastanesi 1977 yılında Salih Özler tarafından kuruldu. Salih Bey’in babası Fikri Bey de pastacıydı. Lefkoşa’daki evinde tulumba tatlısı (bombacık) üretip satardı. Gözde ve Özge Özler ise 3. kuşak üyeler olarak aile geleneğini sürdürüyorlar. Arkadaş Pastanesi Kalite Yönetim Sorumlusu Özge Özler ile tatlıların içinde tatlı tatlı bir sohbet gerçekleştirdik;
Eğitim
“Adada ilk pastacılık eğitimini babam Salih Özler aldı. Lise eğitiminin ardından burslu olarak Ankara’ya meslek okuluna gitti ve iki yıl pastacılık eğitimi aldı.”
“Ben de 2007 yılında İngiltere’de bulunan Le Cordon Bleu ahçılık okulunda pastacılık eğitimimi tamamladım. Kendi bünyemizdeki şeflerden de birçok şey öğrenmiştim tabi ki ama böylesi bir okulda eğitim alarak işyerimize farklı bir vizyon getirmek istedim. Öğrendiğim şeylerden birçoğunu uygulama ve şeflerimizle paylaşma şansı buldum.”
“Eğitim almaya devam edeceğim. Önümüzdeki kış Amerika’da pasta süsleme üzerine bir kursa katılacağım. Ardında da İtalya’da dondurma üzerine bir kurs projem vardır.”
Arkadaş Pastanesinin kuruluşu ve gelişmesi
“Babam pastacılık eğitiminin ardından Küçük Kaymaklı’da mezarlığın karşısında küçük bir pastane açtı. 1983 yılında Sanayi Bölgesi’deki atölyeyi devreye soktu. Aralık 2008’de ise şu anki binamıza geçtik.”
“Şu an üretimimizin yapıldığı bu yeni bina ISO standartlarına göre tasarlanıp inşa edilmiş bir yapıdır. Her aşamasında danışmanlık alarak bu binayı yaptırdık. Her açıdan ISO standartalarına uygundur.”
“Kendim de üretime giriyorum”
“Özel sipariş olduğu zaman kendim de mutfağa girip bizzat pasta yapıyorum. Alt katta bir demo odam vardır ve orada ‘ev yapımı’ tarzda pastalar üretiyorum. Bunun dışında maket pastaları ben yaparım, bundan da oldukça keyif alırım. Özellikle hafta sonları üretime daha çok girerim, düğün pastalarının başından ayrılmamaya çalışırım.”

Maket pasta
“Bu yıl KKTC’de ilk kez maket pasta uygulaması başlattık. Çok da rağbet gördü. Maket pastaları sade ya da tasarımlı bir şekilde uygulanabildiğimiz için istenilen hemen her türlü talebe karşılık verebiliyoruz. Çok gösterişli maketler ortaya çıkarabiliyoruz.”
“Maket pasatalarda sadece gelin ve damadın kestiği yerde gerçek pasta bulunur, geriye kalan kısımlar köpüktendir. Düğün mekanına dilim şekilde pasta gider ve davetlilere bunlar dağıtılır. Özellikle bizim sıcak yaz günlerinde pastaların muhafaza edilmesi anlamında da bir nevi kurtarıcıdır maket pasta. Ayrıca 3 saatlik bir düğün süresince açıkta durmadığı için de normal pastalara kıyasla maket pasta çok daha hijyeniktir.”
“İçi doluların maliyetini düşürttük”
“Yurt dışından mükemmel bir makine getirttik ve el değmeden içi dolu üretiyoruz. Piyasada 2,5 TL olan içidoluyu 70 kuruşa mal etmekteyiz. Şu an bu sezon için 200.000 içi dolu siparişi aldık.Bu içi dolularla maket pastayı düğünler için promosyon yaptık. Bu bize oldukça güzel bir artı sağladı.”
Pastacılık okulu müjdesi
“Önce şirket tüzüğümüzü değiştirdik, “eğitim” de tüzüğe eklendi. Projemizi KKTC Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı’na sunduk. Geçtiğimiz haftalarda denetim yapıldı. Şimdi şirket müfredatı üzerinde çalışıyoruz. Resmi işlemler biter bitmez pastacılık okulumuzu hizmete sunacağız.”
“İnsanlarımızın işten çıktıktan sonra gelip de rahatlayabilecekleri spot pastacılık kurslar düzenleyeceğiz. Okula ilginin yüksek olacağı düşüncesindeyim çünkü projeyi duyup da şimdiden gelip bize telefon numarasını bırakan kişiler vardır.”
Marketlerin ürettiği pastalar
“Marketlerin ürettikleri pastalar tüm pastaneleri olumsuz olarak etkilemektedir. Ekonomik krizin yaşandığı bu dönemde insanlar pastayı bir lüks tüketim ürünü olarak görmektedirler ve en ucuzunu almaya odaklanmaktadırlar.”

Ev üretimi pastalara karşıyım
“Rekabet gelişime en önemli destektir inancındayım. Ama rekabet haksız rekabet olmamalıdır. Ancak şu anda Kıbrıs’ta bir evde üretilmiş pasta furyasıdır gidiyor, buna çok karşıyım. Bu üretimlerin hiçbiri kayıtlı değildir, denetlenmez. Bizim sürekli binamız denetlenir, personelimizin sağlık karneleri vardır. Ev üretimlerinde bu tarz denetimler olmadığı için her türlü riski de beraberinde getirir. ”

IS0 9001, ISO 22000
“8 Temmuz 2009 tarihinde ISO 9001 ve ISO 22000 denetiminden geçtik ve hijyen ve gıda güvenliğine verdiğimiz hassasiyeti belgeledik. Arkadaş Pastanesi olarak amacımız kurumsallaşmaktır. ISO da bunun ilk adımlarından birisidir. Kurumsallaşmayı başardıktan sonra şubeleşme çalışmalarımıza başlayacağız.”

KIBRIS Gazetesi'de Arkadaş Pastanesi sahibi Salih Özler'in, zehirlenme olaylarına ilişkin açıklaması Temmuz 2009

Arkadaş Pastanesi sahibi Salih Özler, Yeşilyurt’ta bir düğüne katılan davetlilerin yiyerek zehirlendiği pastanın kendi pastanelerinde yapılmadığını, olayla hiçbir ilgileri bulunmadığını açıkladı.
Arkadaş Pastanesi olarak yaşanan olaydan büyük üzüntü duyduklarını söyleyen Özler, bu tip olayların yaşanmaması için gereken tüm tedbirleri aldıklarını belirtti.
Zehirlenme olayının büyük ihtimalle yumurtadan kaynaklandığını belirten Özler, temmuz ve ağustos aylarının çok sıcak olduğunu ve özellikle köy düğünlerinin açık havada yapılmasından ötürü riskli olduğunu söyledi. Sıcak havada süt ve etin çok çabuk bozulduğuna işaret eden Özler, krema sütten yapılan pastalarda risk olduğunu belirtti. Açık havada bekletilen pastanın her türlü dış etkene açık olduğunu kaydeden Özler, “sinek gelir kurt atar, yumurtada sorun çıkabilir” dedi.
Özler, Arkadaş Pastanesi olarak bu tarz sorunlar yaşamamak adına iki yıldan beri “maket pasta” kullandıklarını söyledi.
Özler “İyi işlenmiş, güzel görkemli maket pastalar yapıyoruz. Düğün salonlarına onları koyuyoruz. O maketin bir yuvası var. Onun içine pandispanyadan bir parça pasta koyarız. Gelin damat onu keser gibi yapar. İkramını yapar. İçeride dolapta bekleyen dilim pastalar garsonlar tarafından dağıtılır. Bu işin en temiz çözümü budur. Eğer gelinle damat orada kesip dağıtmak istiyorsa pastayı onun için de alkolle beslenen İngiliz usulü pasta yapabiliyoruz. Bu türde bakteri üremez” diye konuştu.

Kıbrıs, Yenidüzen, Kıbrıslı , Havadis gazetelerinde röpartajımız Temmuz 2009

Gıda Denetim Yasası Şart

Kavurucu sıcaklarla birlikte artan gıda zehirlenmeleri ve bu zehirlenmelere karşı yetkili makamların suskunluğu sektöre yatırım yapanı da tüketiciyi de adeta bıktırdı.
Her fırsatta “önce insan” diyen devlet ve hükümet yetkililerinin toplu zehirlenmelerde kusurlu kişi ve kuruluşların kamuya adlarını bile açıklamaktan kaçınmaları ülkenin nerdeyse kaderi oldu.

Çağdaş Bir Gıda Denetim Yasası Şart
Gıda üretimi alanında kurumsal hizmet verenlerin günümüzdeki en büyük sorunu ülkemizde sağlıklı çalışan bir “Gıda Denetim Yasası’nın olmayışı.
Yasal yetkilerin tek bir makamda olmaması, denetimlerin etkinliğinin ve sürekliliğinin sağlanamaması, işyeri kapatma, yüksek para ve hapislik cezaları içeren yasadan yoksun olmamız gıda üretim sektörünün bugün için bir numaralı sorunu.
Yasal boşluk nedeniyle “ merdiven altı üretimi” olarak tanımlanan kayıtdışılık had safhada. Bu tür işletmelerin takibinin yapılması mümkün olmamaktadır.
Sektöre milyonlarca liralık yatırım yapan ve üretimlerini dünyada geçerli HACCP tabanlı Gıda Güvenliği Yönetim Sistemi ve Kalite Yönetim Sistemi ile gerçekleştiren firmalar, kayıt dışı üretimin yarattığı haksız rekabete karşı öfke içinde.

Gıda Zehirlenmeleri Nasıl Önlenebilir ?
Sıcak yaz günlerinin rutin haberleri gibi algılanmaya başlanan gıda zehirlenmeleri konusunda iki uzmandan görüş aldık. Sektörde 35 yıllık deneyimi olan ve şu günlerde Management Centre aracılığıyla ISO 9001 Kalite Yönetim ve ISO 22000 Gıda Güvenliği Yönetim Sistemi belgelerini almaya hazırlanan Arkadaş Pastanesi Direktörü Salih Özler, özellikle düğün ve partilerde seramoni için maket pastalar kullanıp servis sırasında Thermal Dolaplarda hazır bekletilen pastaların servis edilmesiyle riskin büyük oranda azalacağını söylüyor. Biz Arkadaş Pastanesi olarak “üretimin tüm aşamalarını Amerika ve İtalya’dan ithal ettiğimiz gıdada kullanımı uygun olan krom-çelik kaplarda gerçekleştiriyoruz” diyen Özler, müşteriye en iyisini ve en güvenilirini sunmak için kriz ortamında yaklaşık 1 milyon dolarlık yatırımla üretim, depolama, bekleme ve sevkiyatta soğuk zincir sistemi oluşturduklarını anlattı. Özler, haksız rekabet yaratan unsurların ortadan kaldırılmasını, sektörün en büyük ihtiyacı olan Gıda Yasasının ve Su Yasasının bir an önce hayata geçirilmesini beklediklerini belirtti.
Management Centre ISO 22000 Gıda Güvenliği Yönetim Sistem Danışmanı Gıda Mühendisi Ödül Özdamar; güvenilir tedarikcilerden kaliteli ürünler alıp bunları soğuk zincir ortamında işleyen firmaların hata payını minimuma indirdiklerinin altını çizdi.
Özdamar şunları anlattı: “ Özellikle kremalı ve yumurta katkılı ürünlerin; gereken ortamlarda üretilmesi, muhafazası, sevkiyatı ve sunum öncesi muhafazası aşamalarında mutlaka gereken sıcaklıklar sağlanmalıdır. Soğuk zincirin kırılması ve ürünün yüksek sıcaklıklarda beklemesi insan sağlığını tehlikeye atan patojen mikrorganizmaların hızlı artmasına neden olmaktadır.
Yanırısa ürünün üretim aşamalarında kullanılan ekipmanların gıdada kullanıma uygun olmayan bakır, aluminyum vb. Alaşımlı ekipmanlar olması, bazı zehirli metallerin gıdaya geçmesine neden olmaktadır. Özellikle bu tür ekipmanlarla yapılan ısıl işlemli üretimlerde ekipman gıda ile etkileşime girerek, zehirli metaller gıdaya geçebilmektedir.
Management Center olarak biz; yaptığımız sistem çalışmaları bünyesinde firmalarımıza tüm gıda güvenliği konularında gerekli eğitimleri verip, personellerin belirliği bir bilinç seviyesine gelmesini sağlıyoruz.
Bu çerçevede gıda üreticisinin tüketici sağlığı ile oynamaya hakkı yoktur. Güvenilir ve sağlıklı gıda tüketmek her tüketicinin temel hakkıdır ve bu güvenli gıdanın tüketiciye sunulmasını sağlayacak kontrol sisteminin oluşturulması devlet birimlerinin temel sorumluluğudur ”
Özdamar, yetkilerin tek makamda toplandığı, caydırıcı cezalar ve standart kontroller içeren bir gıda denetim yasasının mutlaka olması gerektiğini de kaydetti.

 



View My Stats